İman

Müslüman, İman esaslarının tamamına inanmak zorundadır. Bu esaslar birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdırlar. Birine iman edip diğerini inkâr eden kişi küfre yanı dinden çıkmasına vesile olur.

Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Resullerine (Peygamberlere) ,Ahiret gününe, Kader ve kazaya kalp ile iman dil ile ikrar etmekle olur.

Kalpteki İman artıkça, ahlakı güzellikler tezahür etmeye, insan hak ve hukukuna daha saygılı olmaya ve ibadetleri daha bir aşkla yerine getirilmesine vesile olur.

Makam; saltanat, yücelik, azizlik, saygınlık gibi, dünya değerleri için ahiretini feda etmez. Onun için dünya bir “cam” parçası, ahiret ise “Elmas” hükmündedir.

Duhan suresi 47, 48, 49 ve 50 ayetleri:

“ (Allah zebanilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.” (DİY. Meal)

İman sayesinde Namaz kılan kişi; yalana, faize, kumara ve çirkinliklere bulaşmaz, adalete ve kul hakkına bir başka önem verir. 

Helal, keyfe kâfi geldiği için harama girmeye tenezzül etmez, günah ve hatalarına tez zamanda tövbe etmesini de bilir.

“Ey zevk ve lezzete müptela insan! Ben yetmiş beş yaşında binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hadiselerle aynel yekin bildim ki: Hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesindedir. (Bediüzzaman Sözler)

Müslüman topluluğunda yaşanan olumsuzluklar, adaletsizlikler, kul hakkı ihlalleri, gelir dağılımındaki dengesizlikler görürüz.

İbadetlerini güzelce yerine getirip, Kur’an-ı iyi okuduğu halde helal-haram demeden çıkarını kollayan, haksız biçimde dostlarını, akrabalarını, yandaşlarını kayıranları sıkça rastlanır.

Yine devletin belli kademelerine gelen veya seçilen bazı kimselerin de devletin malını harcamada hakkaniyet göstermediğini görürüz.

Bütün bunlar ülkede iyi Müslümanların artığı alameti değil tersine iman konusunda sıkıntıların giderek artığına işarettir.

  Hakka suresi 25- 29 ayetleri:

25-26: Kitabı sol tarafından verilene gelince o, “Keşke” der, “Bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim’

27- Keşke ölümüm her şeyi bitirseydi!

28- Malım bana hiç fayda sağlamadı;

29- Güç ve saltanatım elimden çıkıp gitti.”

30- (Ve şöyle emredilir) Onu yakalayıp bağlayın;

31- Sonra onu alevli ateşe atın!

Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.