Muhammed Esen

Muhammed Esen

Normalleşen Duyarsızlık

Normalleşen Duyarsızlık

Her sabah yeni bir haberle uyanıyoruz. Kimi zaman bir trafik kazası, kimi zaman bir cinayet, kimi zaman da doğal bir felaket… İlk anda üzülüyoruz, başımızı sallıyoruz, iç geçiriyoruz. Sonra çayımızı yudumlayıp hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Çünkü artık alıştık.

Asıl tehlike de tam burada başlıyor: Duyarsızlığın normalleşmesi.

Eskiden bir haksızlık gördüğümüzde içimiz sızlardı. Şimdi “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” cümlesi, farkında olmadan rehberimiz oldu. Sosyal medyada birkaç saniyelik öfke, ardından yeni bir video, yeni bir gündem… Vicdanımız bile hızlı tüketime ayak uydurdu.

Oysa toplum dediğimiz şey, ortak bir acı ve ortak bir sorumluluk duygusuyla ayakta durur. Bir çocuğun açlığı, bir kadının korkusu, bir gencin umutsuzluğu yalnızca onların meselesi değildir. Sessiz kaldıkça, aslında yarının mağdurunun kim olacağını da belirlemiş oluyoruz.

Duyarsızlık bulaşıcıdır. Bugün başkasına yapılanı görmezden gelen, yarın kendisine yapılanı anlatacak kimse bulamaz. Adalet de vicdan da ancak paylaşıldıkça güçlenir.

Belki dünyayı bir yazıyla değiştiremeyiz. Ama en azından şunu yapabiliriz:

Alışmamayı seçebiliriz.

Sessiz kalmamayı seçebiliriz.

“Beni ilgilendirmiyor” demek yerine, “Ben ne yapabilirim?” diye sorabiliriz.

Çünkü bir toplumun çöküşü, büyük felaketlerle değil; küçük umursamazlıklarla başlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammed Esen Arşivi
SON YAZILAR