Sanat ve Toplum - 3

Bütün toplumları sanatsal bakımdan en çok etkileyen realizm(gerçekçilik), o dev yapıtlar ortaya koymuş akım; sanat sanat içindir prensibini sizce niçin savunmuş? Çünkü sanat kendi içinde, kendisi için vardır. Yetkin bir biçimselliği amaçlar. Elmasın iç örgüsü gibi bakışımlıdır. Ve yetkin şiirin de kendi psikolojisine ilişkin bir ritmi, olağanüstü bir akustik düzeni vardır. İnsanı hayrete düşüren, insanın aklını kamaştıran bir özelliği de bu güzel sistemidir. Çarpıcı bir dünya, şaşırtıcı bir dille taşınır. Büyük Fransız şair Paul Valery : “Şiir, sözcüklerle yazılır.” demiştir. Şiir düşünceyle yazılır, dememiştir. Şiir de diğer sanatlarda olduğu gibi bir zamana yayma, bir damıtma sorunudur. Bir duvarcı ustası bile yıllarca emek vererek duvarcı ustası olur.

SOKAKLARDAKİ ÖLÜ

eylül ortasına doğruydu, ıssızdı insanlık

—derin bir sessizliğe üşüşüyordu zulüm—

şoka direndi yüreğim, vurulu serçe

duyanım yoktu

 

yıkılırdı dünya, taşıyamazdı başım düşerdi

onu yitirdiğim ilk günler, hep uyurdum

yokluğu kanatırdı içimi, kımıldamaz uyurdum

diretirdim, göz kapaklarım açılmak bilmezdi

uykuydu rüya kavalyeli, onu bana getiren

gerçeğin katılığı çözülürdü ve görünürdü

sözcüklerim pervaneler, havalanırdı ona

sözü mutluluk alırdı, mutluluk konuşurdu

yüreklere yazdı bakışlarımız, yanardık

o iri gözleri gömülürdü bağrıma

ıslak dudaklarımız karışırdı, doymaz içerdik

sevişirdik, silerdi zamanı aşkımız

çocuksuluğumu kışkırtan, öyle sevimli kılan /ele avuca gelmezliğim /yüreğimin çarkını uçuran bengi sularım /gülüşü katardı beni dünyaya

/hantal kaplumbağaları bile severdik /kurbağaların haline kırılırdık kahkahalardan /hiç hayat ertelenmezdi, kavuşurken ellerimiz /duyarlılığın giderek arttığı bir ivmeyle düşlere

yıkılırdı dünya, taşıyamazdı başım, düşerdi /onu yitirdiğim ilk günler hep uyurdum /yokluğuyla yaralı, kımıldamaz uyurdum /diretirdim, göz kapaklarım açılmak bilmezdi.

kapılar kilitliydi /nasıl oldu /bilmedim

gün ışığı gezindi solgun yüzümde /aralandı kirpiklerim

gözlerimin nemiyle havalandıran içimi /korkunç güzel bir sabahtı, korkunç hüzünlü /attım kendimi sokaklara, bir ölü /kimseyi görmez /ne çok gezdim /bilmedim!

Yapayalnızdım/ yapayalnız sanırdım kendimi /sokaklar uyardı beynimi, iniltileriyle sarsan /dağıldı bedenimi uyuşturan düşlerin sisi

çocuklar bile el ele dolaşamazlardı, suskundu kentler /insanlar gördüm

aylak /tedirgin /ve sersem /insanlar gördüm uyurgezer, benden beter /kaçırırlardı gözlerini, acıya dizilirdim

merhabaları yoktu, ama niye yoktu /gözleri doluydu, dokunsan boşanacak /tüyler ürperticiydi, boşluğa asılıydık /sesimiz çıkmıyordu, çıktı mı ulaşmıyor /ulaşılacak o yer çok mu uzaklardaydı

acıdır, kazılıdır varlığımızda, imzası vardır /darbeler zakkumudur yalnızlığımız

korkudur duvarlarımız, yılgınlıktan örülü aramıza /bir araya gelirsek, dayanamayan yıkılan

çıkarmalı yüreklerimizi alanlara yığmalı /aşkların ateşiyle güzelce bir yakmalı /kıvamına geldi mi yerlerine bırakmalı /dönüştürür soğukluğumuzu, inanın /aşktır bu, yanmak gerektirir, ateşle oynamak

bilirsiniz cehennemin kışı yoktur

…………………………………..

püskürürken öncüler gökyüzü gülüşlü güne/tarih doktorasını yapan bir şairin gözlemi eklendi öykümüze

sokaklardaki ölüler, sokaklarda dirildi /açlık kemirdi, acı saldırdı /ölümün gözleri çoklarını aldı

ve derken koptu, beklenen kıyamet

sokaklardaki ölüler, sokaklarda dirildi

yıllanmış tazem

yıldız benekli kürem

yusyuvarlağım

sevgilim hey

gülüşümüz vuruyor yüzüne

katmer açan güller serpiyorsun

omuz omuza yüreklerin güzelliğine

Aydın ALP - ŞARKILAR TILSIMI (1986) Memleket Yayınları

RUHLAR MAHŞERİ (Toplu Şiirler) – 2015 - J&J Yayınları

Sanat, zorlu bir teknik ustalığı gerektirir. Sanatsal formasyonu, isterseniz bütün sanatların kaynağı olarak bilinen şiirle açıklayalım. Sözcükler; ilk anlamları dışında, sınırsız sayıda farklı kullanılma olanağı taşır. Aynı sözcük; kırmızı bir cümlede kırmızı bir renge, mavi cümlede mavi renge; beyaz bir cümlede beyaz renge bürünür. Örneğin “lahana” sözcüğü tek anlamlı bir sözcüktür. Tuğla, kiremit, kazma, balta gibi. Ben “Apolla’yla Mars’a giden bu lahanalar, günlerdir hiçbir şey yapamadılar” desem; herkes lahana sözcüğünü, astronot sözcüğünün yerine kullanıldığı anlar. Yukarıda saydığım diğer tek anlamlı sözcükleri de bu cümleye yerleştirsem anlam yine değişmez. .(Sürecek)24 Eylül 1999 / ROJA WELAT/ AŞKI OLMAYANIN ŞİİRİ OLMAZ (Gazete ve Edebiyat Dergileri Yazıları 1994-2018) J&J YAYINLARI – 2018

Haftaya yazının devamında buluşmak dileğiyle sevgiler, saygılar…

Aydın Alp

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.