Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

Sanatsal üretim ve sanatçının kabızlığı

Sanatsal üretim ve sanatçının kabızlığı

Son yıllarda sanat adına yaprak kımıldamıyor. Büyük bir kısırlık, büyük bir sessizlik ortalığı sarmış. Belki tüm dünyada böyle bir üretimsizlik hali yaşanıyor, ama ülkemizdeki durumun başka gerekçeleri var.

Sanat dallarının tamamında yaşanan bu sıkıntı, sadece korona salgını ile gerekçelendirilemez. Elbette salgın, üretimin sekteye uğramasında, nicelik ve niteliğin düşmesinde etkili oldu.

Tüm sanat dalları arasında salgının getirdiği karantina günlerinde şiir, öykü ve roman yazımında patlama yaşandı. Yazarlar evlerinde mahsur kalınca eser yazma çabasına giriştiler, ama maalesef bu alanda da aslında çokça eser üretilmesine rağmen nitelikli diyebileceğimiz fazla eser göremedik, en azından okuduğum, sohbetini yazar dostlarla yaptığım kitaplar arasında göremedim iddiamı seslendirebilirim.

Peki sanatın diğer alanlarında durum ne?

Mesela tiyatro sahnesinde durum nedir? Son beş yılda devlet ve özel fark etmeksizin soruyorum tiyatro ekipleri kaç oyun sahneleyebildiler? Orijinal fikirlerle yazılmış, özgür düşünceyle üretilmiş, toplumun gerçek algısına hitap eden kaç oyun sahnelenebilmiş? Bu kısırdöngü içerisinde tiyatro sanatçıları nasıl ayakta kalabiliyor, geçinebiliyorlar mı?

Mesela sinema alanında neler yapıldı? Farkında mısınız bilmiyorum, kaba komediler, kaba milliyetçilik filmleri dışında film çekimi hemen hiç yok. Acaba senaristler yeni düşünceler mi üretemiyor? Artan çekim maliyetleri mi yeni ve nitelikli filmleri engelliyor? Yapımcılar, yönetmenler neden toplumsal içeriği olan, estetik düzeyi yüksek filmler çekmiyor?

Mesela müzik alanında nasıl bir kısırlık var ki, Tarkan’ın çok banal ve sıradan bir şarkısı bile bir anda milyonlarca kez dinlendi?  Tamam, sosyal medya ve paylaşım siteleri müzik piyasasını vurdu, tamam salgın nedeniyle konserler durdu, fakat müzisyenler, ses sanatçıları, bestekârlar neden durdu? Neden kaliteli besteler yapılamıyor, kaliteli sözler yazılamıyor?

Mesela resim sanatında durum nedir diye sorarsanız, daha da şaştığımı söyleyebilirim. Bu ülkenin kendini Picasso ile yarıştıran ressamları nerede? Bunca yoksulluğun, acının, zulmün ortasında bir Guernica tablosu çizecek yetenekte, duyarlılıkta biri yok mu? Yoksa bir zamanların haşmetli generali gibi nû resim mi çiziyorlar acaba?

Mesela heykel ne durumda? Zaten İslam dünyasında heykel sanatı sakıncalı bir sanat ve caiz görülmüyor, sanırım bu yüzden pek rağbet de görmüyor. Fakat bu kadar dibe de vurmamıştı. Toplum hassasiyetlerinden çekindikleri için mi, siyaset kurumundan korktukları için mi üretim kısırı oldular?

Sanatın bir bütün olarak böylesi bir kısır döngüde olması, sanatçıların üretim kabızlığı yaşaması neye bağlanabilir? Kimse baskıdan, ortamın politik durumundan söz etmesin bana, sanatçı toplumu değiştiren, yanlışa karşı çıkabilen, ülkenin politik ve sanatsal ortamına müdahale edebilen kişidir. Zaten bu karakteri taşımıyorsa sanatçı değil, sadece icracıdır!

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Abdurrahim Kılıç Arşivi
SON YAZILAR