Av. Metin Kılavuz

Av. Metin Kılavuz

Çü çüt gide gele benden

Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden birine az bir vakit kaldı. Belki de amiyane tabirle, köprüden önceki son çıkış. Siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlar başta olmak üzere bir çok sorun, çığ gibi kurulacak seçim sandığının önünde duruyor.
Seçime giderken üç ayrı blokun çalışmaları devam ediyor.
Cumhur ittifakı, Millet ittifakı ve Emek bloku.
Yazımızın konusu 6’lı masa ve Meral Akşener.
Özcesi, Cumhurbaşkanlık sisteminin değiştirilerek yerine Parlamenter rejimin yeniden inşaa edilmesi gerektiğinden hareketle kurulan 6’lı masa. Daha önce 6 ayaklı masa görmemiştik. Olsun dedik, ne de olsa şikayet ettiğimiz, mağduru ve tanığı olduğumuz baskıcı, antidemokratik uygulamalara karşı, bizim mahalleden olmamasına rağmen, ses çıkaran, itiraz eden bir masa iyidir dedik. Ama sorunun altılı masanın ayaklarında değil masa altında ki ayak oyunlarında olduğunu gördük. Masayı üstten tutan eller ile masanın altında ki ayaklara basmalar ve vurmalardan masa bangır bangır sallanıyor.
Masadan zayıf olsa da genel beklenti; demokratik, toplumsal ve siyasal barışın öncelendiği bir zemin beklentisi ile sorunları, neden sonuç ilişkisine göre değerlendirip, çözümler üretebilen program ve söylem pratiğinde olmalarıydı. Örneğin bugün Amed kentinde ekmeğin 8 TL olması, okullarda öğrencilerin açlıktan bayılması, gençlerin gelecek umutlarını başka ülkelerde araması yani ekonomik, siyasal , sosyal ve kültürel bir çok sorunun başlıca nedenlerinden biri olan Kürt meselesinin; demokratik, adil, eşitlikçi ve barışçıl çözümünden geçtiğinin tarihi bir gerçekliği gün gibi ortada iken, 6’lı masanın diğerinin( Cumhur ittifakı) yedeğinde kalan ve tersine bir programı hayata geçirememesidir. Haliyle bulundukları nokta gün itibarıyla niyetlerinin sorgulandığı boyuttadır.
Seçim sinema platosunda sahnelenen tekrarlı senaryo düzleminde kalıyor. Film senaryosunun merkezine yerleştirilen Kürtler, siyaseten adeta nişan tahtasında, gelen ateş ediyor giden ateş ediyor.
En son, AKP’nin anayasa değişikliği için tüm partileri ziyaret ederken “bir de” HDP’ye uğraması üzerinden kopartılan toz duman. Toz ve duman sahnesinde baş aktris Meral Akşener. Aslında konunun özü; HDP’yi kapatmak için Anayasa Mahkemesi’ne götürenlerin Anayasa değişikliği için kapısını çalması ve HDP’nin daha kim o? demesine fırsat vermeden içeriye dalması.
Nereden baksan tutarsızlık. Olaya bu çelişik durum üzerinden yaklaşması beklenilen “muhalefetin” 6’lı masasının demir leydisi Meral hanım, HDP’ye nişan alıyor. Nişan atışları karavana olan, yakından tanıdığımız Meral Hanım eril bir dille HDP’ye parmak sallıyor.
Sizi; İçişleri bakanlığı döneminizden, AKP kuruluşunda yer alıp MHP ile yol alırken, en son İYİ parti ile devam eden siyaset hayatınızın temelinde olan milliyetçi, ırkçı ve militarist çizginizden tanıyoruz. Bu konuda hakkınızı teslim etmek gerekirse çok istikrarlısınız. Milliyetçi çizginin asıllarınca yürütülen politikaların çözüm olmadığı ispatlıyken bunda ısrarın size ve ülke gerçekliğine bir faydası olmayacağının farkındayız.
Fizik olarak Millet, ruhen Cumhur İttifakında olduğunuz net bir şekilde görülüyor. Tansu Çiller’in estetik geçirilmiş ve makyajlanmış görüntüsünün günümüze cevap olamayacağını bilmenizi isteriz.
Konu bağlamında çocukluğumuzdan kalma bir anıyı paylaşmak isterim. Sur’un dar kuçelerinde (maalesef çift taraflı araç ve kültür(!) yoluna dönüştürülen) gar (misket) oynardık. En ustaca ve yetenekli olanı uzak mesafenden nişan alıp vurmaktı. Usta olup nişanı sektirmeyene Şanpaz derdik. Çok nadiren, dağınık garlara nişan almadan rastgele atış yaparak oynadığımızda olurdu. Bu atışlara çü çüt gide gele benden derdik. Çü çüt gide gele benden tarzı, acemi ve yeteneksizlerin “gar yutma(alma-kazanma) yaklaşımıydı.
Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olmak, gerçeklikle örtüşük doğruyu esas alan, ciddi ve inandırıcı bir program ile mümkündür.
Öyle ortaya karışık, siyasal gerçeklikle bağı olmayan anlayışların sonu ile ilgili birçok tarihi örnek varken, eskide ısrarcı olmanın sonu çulsuzluktur(varlığını kaybetmek) ve karşılığında da gar oyununda olduğu gibi çur ( alınan garların tekrardan oyun devam etsin diye bir kısmının rakibe verilmesi) parası yoktur.
Çü çüt gide gele benden…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.