1. YAZARLAR

  2. Birsen İnal

  3. Dİyarbakır bu mudur’la  keyifli yolculuklar çocukluğunuza doğru
Birsen İnal

Birsen İnal

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Dİyarbakır bu mudur’la  keyifli yolculuklar çocukluğunuza doğru

A+A-

Tigris Haber’in Değerli Okuyucuları, bu hafta sizlere sınıf arkadaşım, mahallelim Değerli Kardeşim Mahmut KUTLU’nun yazdığı, Diyarbakır’da elli yıl önce oynadığımız geleneksel çocuk oyunlarını anlatan çok güzel bir kitap tanıtımını yapacağım.

“Diyarbakır Bu mudur?”

Bu güne göre soruyorsan, bence de bu değildir… Bu soruyu kitaba isim yapmakla ne iyi etmişsin Mahmut Kutlu… Çünkü; asırlarca sınırlarından ayak basan kavimleri kucaklayan, potasında eritmeden, bir ebrunun renkleri gibi özümseyen bu kent artık bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz, özünü özümsediğimiz, sevdiğimiz, aşık olduğumuz kent değil… O kent yani eski Diyarbekir kitaplarda, anılarda kaldı ne yazık ki… Senin  de dediğin gibi ekolar da kalmadı, heçheçikler de kalmadı, sarı-kırmızılı Galatasaray forması ile ortalıkta dolaşan eşek arıları da kalmadı ki fors satalar…

Arı demişken; aklıma seninle ilgili bir anı geldi… İsmet Paşa İlkokulu 4. Sınıftaydım. Ders zili çaldı, içeri girdik. Öğretmenimiz Ayten Silahtaroğlu yoklama yaptı. Mahmut Kutlu gelmemişti. Dersimiz Türkçeydi, defter ve kitaplarımızı çıkardık, sayfa 113 Arıbeyi okuma parçasını sessiz okuyorduk.

birsen-inal-(1).jpg

Sesizliği bozan sınıfın kapısının çalınmasıydı. Öğretmenimizin, ‘Gel!’ demesiyle kapı açıldı, Mahmut Kutlu ve babası rahmetli Ahmed ê Seyda içeri girdiler. Tabii tüm gözler Mahmut ile babasının üstünde. Mahmut’un yüzü balon gibi şiş, o kadar şişmişti ki gözleri açılmıyordu. Öğretmenin merakla, ‘Ne oldu sana Mahmut?’ diye sordu. Mahmut mahcup bir şekilde başı önde ve suskun. Babası kızgın bir şekilde cevap verdi. ‘Öğretmen Hanım, bu yaramaz dünegin mektep dağıldıktan sonra arkadaşlarıyla aru kızdırmağa getmişler. Arularda bunlari sançmiş. Oheşş etmiş, keşke birezim daha sançaydi ki akıllari başlarına geleydi. Bi daha da heyvanlara karışmiyadilar. Ben sahan demişem; kemigi benim eti senin. Yaramazlığ ettise döğ (döv) oni…

birsen-inal-(2).jpg

Ön söz yazacakken senin  “46- ARI KIZDIRMA” oyunun beni aldı taaa ilkokul sıralarına götürdü…

Evet nerde kalmıştık? Diyarbakır bu değil de kalmıştık…

Bu değil çünkü:

Çinçing (kilise çanı) çalmı ki analarımız, ‘Vuşşş kel ahşama bi s’eet var, ancah çinçing pilavi bişirah.’ desinler…

Balıhli yok ki, yaz sıcahlarında pantorlarızi çemirleyesiz, ayağızi Balıhli’nin o savoh (souk) sularına daldırıp inci-mercan gibi çakıllara bahasız…

Ma Anzele mi kaldi? Eli öpülesi analarımız uşahların (bebeklerin) çaputlarıni (bezlerini), yünleri, kilimleri yıhiyalar (yıkıyalar). Payton da yok ki, mahlenin çocukları atalara su vereler, günü rızkıni çıkaralar…

Toprah damlar yok ki, kuşbazlar damlarda Gümüş Kuyruk, Poçik Beyaz, Zeytuni ya da Kekmi Cigeri güvercinleri uçuralar…

Diyarbekir karpuzi yok ki, Karpuz Kabuğu Savaşı yapasız…

Koşi Meydani yo ki, Tahar Ağa’nın atlari yarışa…

O eski buğdaylar da yok, mahalle fırınları da yok, sade yağın hakikisi de yok ki, fırından gelen sıcak ekmeği doğriyasız, şeker ve sade yağla oğuşturıp afiyetle yiyesiz…

Evet, saysak Diyarbakır’da yoklar çok. Yitirilen değerlerimiz çok…

Mahmut Kutlu’nun DİYARBAKIR BU MUDUR’da yazdığı oyunlar yok artık. Üstelik bu geleneksel oyunları bilenler de yok. Kutlu, kaybolmaya yüz tutan bu oyunları yazarak folklor zenginliğimize de bir ışık tutmuş oluyor. Çünkü bu oyunların yazılı kaynağı yok. Özellikle ilkokul (sınıf) ve Beden Eğitimi öğretmenleri için güzel bir kaynak kitap olacak DİYARBAKIR BU MUDUR kitabı.

birsen-inal-(3).jpg

Mahmut Kutlu, yazdığı oyunlarla folklorik açıdan zengin olan coğrafyamızın zenginliğine zenginlik katmış oldu. Çocuk Edebiyatı için hazine niteliğinde bir kaynak kitap oldu DİYARBAKIR BU MUDUR…

Ayrıca okurken çok yalın bir dille yazılmış olduğunu görüp bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Kelime oyunlarına başvurmadan yazılan bu kitabı her okuyan kendi çocukluğundan bir şey bularak nostaljik bir yolculuğa çıkacağı garantidir…

Mahmut Kutlu, sen “DİYARBAKIR BU MUDUR” desen, ben de; ‘Allah Vekil bu değil!’ desem de bu kitapta yazılanlar DİYARBAKIR BUDUR dedirtecek okuruna… İyi ki yazdın…

Kitaplığınızda yerini alması dileğiyle hoşça ve dostça kalınız.

 

Birsen İNAL

 

 

Bu yazı toplam 2196 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.