Bêjdar Ro Amed

Bêjdar Ro Amed

DÜĞÜMÜN ANATOMİSİ – 1

DÜĞÜMÜN ANATOMİSİ – 1

Düğümün Gerçekliği: Konuşan Kalabalıklar

Dünyada herkes bir şey söylüyor. Kimi bilimsel verilerle, kimi tarihsel referanslarla, kimi ideolojik bir duruşla, kimi yalnızca deneyimle. Yazılıyor, çiziliyor, konuşuluyor. Eleştiriliyor, savunuluyor, yeniden yapılandırılıyor. Her düşünce bir başka düşünceyi doğuruyor, her çözüm önerisi yeni bir problemi tetikliyor. Hiçbir şey durmuyor ama hiçbir şey çözülemiyor.

Karmaşadan Sisteme

Bunun adı düğüm. Sadece karmaşa değil, karışıklığın içindeki sistematik tekrar bu. Her seferinde çözülmeye çalışılan ama her seferinde daha da sıkılaşan bir yapı. Kim haklı, kim daha doğru söylüyor, kimin yaklaşımı daha bütünlüklü? Bu soruların peşinden gidenler de, bunlara aldırmadan kendi yolunu çizenler de aynı düğümün içinden konuşuyor. O yüzden çözüm için yapılan her hamle, çoğu zaman çözülmeyi değil, düğümün daha da derinleşmesini sağlıyor.

Gordion’un düğümü yalnızca tarihsel bir anlatı değil; bugünün en görünmez ama en yaygın hakikati.

Ne Taraf, Ne Teori

Bu yüzden bu metinde ne yeni bir teori üretmeye çalışacağız, ne de bir ideolojiyi yıkıp yenisini kurmaya. Ne bir taraf olacağız ne de diğerini bertaraf etmeye yöneleceğiz. Çünkü tüm taraflar, sonunda aynı düğümün başka ipliklerinden ibaret.

İçeriye Dönüş

Burada yalnızca bir şeyi deneyeceğiz: Görmeyi. Bir anlığına da olsa her şeyi kenara bırakmak. Bildiklerimizi, inandıklarımızı, öğrendiklerimizi, savunduklarımızı. Onca tartışmanın, kitabın, düşüncenin gerisine geçerek, sadece ve sadece “kendimizden” başlamak. Çünkü bu düğüm —her şeyden önce— bizim içimizde.

Zihnin Kurgusu

Görünmeyen ama yön veren içsel yazılımın; düşünmekten çok tekrarlayan, hissetmekten çok savunan, yaşamak yerine yaşayanı oynayan zihnimizin içine bakmak.

Burası, çözümün başladığı veya başlamadığı yer. Burası, ilk adımın atıldığı ya da sonsuza dek ertelendiği yer.

Enkaz ve Temel

Kim olduğunu bilmeden neyi savunabilirsin? Ne için konuşursun, kimi ikna etmeye çalışırsın?

Zihin, eğer bir enkazsa, onun üzerine kurulan her yapı da çöküşten başka bir şey değildir.

Görmek İçin Durmak

Belki de önce durmak gerekir. Düşünmek için değil; görmek için.

Far Işığında Yüzleşmek

Görmek: Düğümün kendisini. Onu çözmeye çalışmadan önce. Onu yargılamadan önce. Sadece onun var olduğunu kabul etmekle bile başlayan bir şey olabilir bu.

Gerçeklik, düğümün kendisiyle yüzleştiğimiz o çıplak anda görünür olur. Ve işte tam orada —o duraksamada— bir metafor düşer aklımıza: Bir araba farı gibi. Karanlığın içinden geçerken sadece birkaç metre ötesini aydınlatan, ama o birkaç metre sayesinde ilerlemeye devam edebildiğimiz bir ışık. Gece boyunca tüm yolu göremeyiz, ama her adımda önümüzü görebildiğimiz için yol alırız. Görmek çözüm değildir belki, ama çözüme doğru atılan ilk farkındalıktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bêjdar Ro Amed Arşivi
SON YAZILAR