Zeynel Hebun Güler

Zeynel Hebun Güler

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hakiki Dostluk

A+A-

 Hayat, ne zaman biteceğini bitene dek bilemeyeceğimiz uzun bir yolculuk. Bu yolculukta yolumuz birçok yolcuyla kesişiyor, kendi yolunu bulmaya çalışan yolcularla. Kimi zaman aynı yolda yürüyoruz ve gölgelerimiz birbirine perçinleniyor, kimi zaman da yolumuz kesişse bile adımlarımız uyuşmuyor. İnsan, attığı adımlar arttıkça anlıyor yolun ve yoldaşın kıymetini. Yol kadar yoldaş da önemlidir nasılsa, tıpkı atalarımızın dediği gibi: “Evvel refîk bade'l tarîk.”

 Peki sizce gerçek yoldaş kimdir? Aynı yolda yürürken aynı düşüncelere sahip olmak mıdır yoksa birbirine gölgeni emanet edecek kadar güvenmek midir?  Bu soruya verilebilecek en güzel yanıtlardan birini Mehmet Akif Ersoy ile Neyzen Tevfik'in dostluğunda bulabiliriz diye düşünüyorum.

 Neyzen Tevfik, çocukluk yıllarından itibaren sara nöbetleri geçirmeye başlar. Henüz çocuk yaşta yaşadığı bu nöbetler ailesini tedirgin eder ve bunun nedenini araştırmaya başlarlar. Ailesi bu durumun nedenini öğrenmeye çalıştıkça işler daha da zorlaşır ve uzun bir süre öğrenemezler. Hastalığa teşhis koyan kişi İstanbul’da Pepo isimli bir doktor olur. Ailesine, “rahat bırakılmasını ve istediklerini yapmasına izin verilmesini” söyler. Böylelikle hem hastalığı anlaşılmış olur hem de ileride ona “neyzen" ismini verecek olan neye ilgisi artmaya başlar.

 Hastalığı bir süre sonra kontrol altına alınınca babası eğitimini tamamlamasını ister. Eğitimine İzmir'de devam eden Tevfik daha sonra İstanbul’a, Fethiye Medresesi'ne gelir. Yolu burada Mehmet Akif Ersoy ile kesişir. Bu güzel ama bir o kadar da farklı dostluğun temeli böylece atılmış olur.

 Neyzen Tevfik ile mevlevihanede tanışan Mehmet Akif, onun ney çalmadaki ustalığını fark eder. Onun önemli meclislerde yeteneğini göstermesi için aracı olur. Ondan ney eğitimi alırken, ona Arapça ve Farsça öğretir. Aralarındaki yaş farkına rağmen aralarında çok sıkı ve güzel bir dostluk oluşur fakat birçok yönden birbirlerinden farklıdırlar. Biri İslam dinine son derece düşkün iken diğeri su yerine alkol içer. Mehmet Akif'in Neyzen Tevfik'e çoğu kez önemli meclislerde alkol içtiği için kızdığı söylenir. O da bir köşede üzüntüyle neyine ruh üfler. Buna rağmen aralarındaki sevgi bağı kopmaz ve dostluklarının güzelliği de bundadır. Mehmet Akif Neyzen'e bir ağabey gibi kol kanat gerer. Hatta bazı kaynaklarda ona cübbe ve şalvar yerine pantolon giymesini öğütleyip bir setre pantolon armağan ettiği geçiyor.

 Aralarındaki bu güzel dostluğu kanıtlar nitelikte bir anı bulunuyor birçok kaynakta. Bu anı, Sebilürreşad’da olaya tanık olan biri tarafından yazılmış:

 “Mütakere zamanında idi. Bir gün Sebilürreşad idarehanesinde üstadla oturuyorduk. Neyzen Tevfik çıkageldi. Üstbaş perişan, selâm vererek içeri girdi. Şöyle bir tarafa yıkıldı. Çok sarhoştu. Biraz geçtikten sonra rakı dolu mataradan birkaç yudum aldı. Fakat artık işba haline gelmiş, bir yudum bile içecek hali kalmamıştı.

 Biraz sonra mataradaki rakıdan avucuna boşalttı.

 Kolonya gibi yüzüne gözüne, başına, saçlarına içirmeğe savaşdı.

 Nihayet neyini alarak üstadın oturduğu koltuğun önünde, üstadın dizi dibinde yere oturdu, üflemeğe başladı. O halde muhrik bir taksim yaptı.

 Baktık, üstadın gözlerinden sessiz sessiz yaşlar dökülüyordu. Neyzen bunu görünce neyi bıraktı. Üstadın boynuna sarıldı. Sakalından, yanaklarından öpmeye başladı. Öptü, öptü...

 Biz bu manzara karşısında mebhut kaldık. Üstad neye ağladı? Neyin hazin sesine mi? Neyzenin bu hâline mi? Artık ne bizim sormamıza lüzum vardı ne onun söylemesine!

 Şimdi ne vakit Neyzen'i görsem bu levha hatırıma gelir.”

 Bu duygu yüklü anı da bir kez daha kanıtlıyor ki hakikî dostluk ne aynı düşünceyi paylaşmaktır ne aynı dini ne de aynı siyasi görüşü. Hiciv Ustası Neyzen ile Safahat Şairi Mehmet Akif’in dostluğunun hepimize örnek olması dileğiyle.

 

«Bir ömürdür içiyorsun, bırak artık şunu! » der;
Derviş Ahmed bu hidâyetle hemen tövbe eder.
Ama bir tövbe ki: Binlikleri çarpar duvara;
Tas, çanak, testi, perîşan, serilir tahtalara.

Mehmet Akif Ersoy'un “Derviş Ahmed" şiirinden.

Zeynel Hebun Güler

 

 

Bu yazı toplam 8559 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.