Bêjdar Ro Amed

Bêjdar Ro Amed

NEŞE’NİN İZİNİ SÜR – 3

NEŞE’NİN İZİNİ SÜR – 3

Yeniden Kurulmak: Sessizlikten Doğan Alan

Yıkımın ardından gelen sessizlik, çoğu zaman bir boşluk gibi hissedilir. Eskiden dolu olan bir alan artık boşsa, ilk tepki orayı hemen yeniden doldurma isteğidir. Oysa gerçek yeniden kurulum, doluluğu değil, yer açmayı bilir. Çünkü yeniden kurmak, eskiyi onarmak değil; yeniyle temas edecek kadar sadeleşmektir.

İnsan kendini çoğu zaman parçalanmış, eksilmiş, dağılmış hisseder. Oysa bu eksilme duygusu, aslında fazlalıkların çekilmesidir. Ve bu çekilmenin ardından kalan sade alan, yeni bir kurulumun davetidir.

İçten Gelen Kurulum

Yeniden kurmak; kendi sesini önce bir fısıltı, sonra bir kelime, ardından bir cümle olarak duymaktır. İçsel olanın dışa taşınmasına izin vermektir. Bir ritim bulmaktır, senin ritmini. Zamanla çatışmadan, acele etmeden, “olmak”ı tasarlamadan yeniden var olmaktır.

Kurmak, dışarıdan alınan taşlarla yapılmaz. İçeriden gelen uyumla örülür. Bu yüzden bu kurulumda “başarı”ya değil, bütünlüke yer vardır. Amaçlara değil, anlamlara tutunulur. Ve bu anlamlar çoğu zaman sözle açıklanmaz. Bir bakışta, bir nefeste, bir yürüyüşte taşınır.

Yeniden kurulan insan, dışarıdan bakıldığında farklı görünmeyebilir. Ama onun varlığı daha yumuşak, daha açık, daha derindir. Kendine dönmüş bir yüz taşır. Ve bu yüz, kendiyle barışık bir hafifliktir.

Unutma: Kendinle taşınmanın asıl anlamı, tam da burada gizlidir. Yıkıldıktan sonra, yeniden kurarken kendine dürüst kalabilmekte. Ve bu dürüstlükte bir sessizlik vardır. Çünkü artık savunacak bir şeyin kalmaz. Sadece yaşarsın. Olduğun gibi.

Neşenin Sessizliği Gürültüsüz Bir Hâl

Neşe çoğu zaman kahkaha sanılır. Yüksek sesler, renkli yüzler, taşkın hareketler… Oysa gerçek neşe gürültüde değil, derin bir sessizlikte yaşar. O bir sonuç değil; bir hâl, bir varoluş biçimidir. Ve ancak kendinle taşındığında duyulur.

Bu sessizlik, dış dünyanın sessizliği değildir. Zihnin durduğu, iç konuşmaların sustuğu, yargıların dağıldığı bir iç alanın adıdır. Orada neşe, çaba olmadan açığa çıkar. Bir şey seni mutlu ettiği için değil; sen onunla olduğun için neşelendiğini fark edersin.

Neşe seninle bir bütün olur. Bir rüzgârla, bir dalganın kıyıya vuruşuyla, bir taşın yer değiştirmesiyle… Neşelenirsin. Ama göstermezsin. Çünkü gösterme ihtiyacı duymazsın. Yaşarsın. Sessizce.

Yerleşmiş Bir Hâl

İçinde bir neşe kıpırdadığında bilirsin ki artık taşınmışsındır. Kendinle. Ve neşe, bu taşınmanın hediyesidir. Çünkü ancak yüklerinden arınmış bir zihin, gerçek olanı hissedebilir. Gerçek olan ise sana hiçbir şey vaat etmez. Sadece seninle olur.

Neşenin sessizliği; bir özlemin bittiği, bir arayışın sona erdiği yerdir. Orada hayat ne eksik ne fazla gelir. Olduğu gibi akar. Sen de onunla birlikte akarsın. Yargısız, beklentisiz, hafif… Ve o hâlde… Taşımak yoktur artık. Yerleşmişsindir. Kendine.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bêjdar Ro Amed Arşivi
SON YAZILAR