Selim Kaplan

Selim Kaplan

Ortadoğu’da kıyamet kopmayacak

Ortadoğu’da kıyamet kopmayacak

İsrail savaş uçakları, 18 Ağustos sabahı, Suriye'nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri üssünü bombaladı!

Bu saldırıyla ilgili olarak, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve ABD Başkanı’nın Suriye Özel temsilcisi Tom Barrack “İsrail ile Türkiye ve aynı zamanda Suriye arasında, hızlı bir şekilde, doğrudan askeri çatışmaya tırmanma yönünde, gerçek bir risk yaşandı” beyanında bulundu!

Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki İdlip vilayetinde bulunan, Suriye üssünün bombalanma gerekçesini, İsrail Başbakanlık Ofisi de; Şam yönetimiyle güvenlik alanında “statükonun korunması” konusunda daha önce bir mutabakata varıldığını, ancak Suriye yönetiminin, Türkiye’nin Halep çevresindeki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vererek, bu düzenlemeyi bozmanın eşiğine gelindiğine ilişkin, Suriye ve Türkiye’yi suçlayıcı bir açıklama yaptı!

İsrail bu açıklama ile hem Suriye’ye ve hem de Türkiye’ye gözdağı verdiğini açıklıkla ifade etmişti!

İsrail Hayom gazetesi de; İsrail askeri çevrelerinin, ülke dışında konuşlu Türk kuvvetlerine yönelik olası İsrail saldırılarının, doğrudan NATO’nun müdahalesine yol açıp açmayacağını ve NATO’nun 5. maddesinin bu durumdaki geçerliliğini değerlendirdiklerini yazdı.

Gazete haberinde; İsrail askeri çevrelerinin değerlendirmesi neticesinde, “NATO’nun 5. maddesi, ittifak üyelerini yalnızca resmi topraklarında koruma altına alıyor; buna karşın Türk askeri varlığının Suriye veya Kuzey Kıbrıs gibi (!) ülke sınırları dışında bulunması, bu birliklerin aynı düzeyde bir NATO korumasından yararlanacağı anlamına gelmiyor.” yorumunun yapıldığını ifade etmiştir!

Ezcümle İsrail diyor ki; ben Türkiye topraklarına saldırmam, çünkü NATO korumasındadır. Ama Türkiye’nin ülkesi dışındaki askeri, ekonomik velhasıl her türlü varlığına saldırırım!

Bu haber ve yorumların hemen arkasından İsrail gazeteleri; “Türkiye, İsrail’e karşı yasal kampanyasını tırmandırıyor. Türk yetkililer, Başbakan Benjamin Netenyahu ve diğer onlarca üst düzey İsrailli yetkili hakkında, uluslararası tutuklama emri çıkarılması için Interpol’e başvurdu.” haberiyle beraber, talebin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gıyaben yürütülen bir yargılamaya dayandırıldığı ve şu ana kadar Interpol’ün bu talebi kabul etmediği ifade edilmiştir.

Durup dururken, İsrail ve Türkiye arasında yaratılan bu gerginliğin sebebi nedir?

Hani bizim İsrail ile bir düşmanlığımız yoktu! Hani İsrail uçakları Türkiye’de düzenlenen Anadolu Kartalı tatbikatına 6 yıl boyunca defalarca katılıp, Konya semalarında uçmuşlardı, Hani Azerbaycan’dan gelip İsrail’e giden petrol boru hattı ülkemiz topraklarından geçiyor ve İsrail uçakları bu petrol sayesinde uçuyor, vesaire vesaire.

Sakın bu yaygaranın nedeni, iki ay sonra İsrail’de yapılacak seçimlerle ilgili olmasın!

Malum, İsrail ABD ile İran’a saldırıda başarılı olamadı ve artık İran bizi tehdit ediyor yalanları da İsrail halkının nazarında inandırıcı olmuyor.

Anadolu Ajansı’nın İsrail Demokrasi Enstitüsü’ne dayandırdığı habere göre de, İsrail seçmenlerinin % 61’i, 2009’dan bu yana, 17 yıldır İsrail’de başbakan olan Netenyahu’nun, 27 Ekim 2026’da yapılacak genel seçimlerde yeniden aday olmasını istemiyor.

Öyle ise ne yapmak lazım?

İsrail ile bir ülkeyi çatışma platformuna çekelim ki, İsrail halkı aman bu kritik ortamda yönetim değişmesin deyip, Netenyahu yeniden Başbakan olabilsin!

Bizim ülkemizde de seçimler yaklaştıkça benzer senaryolar uygulanmıyor mu?

Yetmişli yıllarda siyasilerimiz, vatandaşı karşıt görüşleri olan irtica, faşizm, komünizm ve bölücülükle korkutup, yandaşlarını ve oylarını arttırmaya çalışmazlar mıydı?

Ülkemizdeki 2023 seçimlerinde de, muhalefet vatandaşı açlıkla, yoksullukla korkuturken, iktidar partisi vatandaşı PKK ve LGBT gibi suni güvenlik iddiaları ile korkutmadı mı?

Vatandaş güvenlik kaygılarını ciddiye alıp, mevcut iktidarın devamına karar vermedi mi?

18 Ağustos’ta, Suriye’nin bir askeri üssünde Türkiye’nin konuşlanacağı iddiasıyla, İsrail’in yaptığı saldırı ile başlayan Türkiye - İsrail gerginlik senaryosunun da, İsrail’de seçimlerin yapılacağı 27 Ekim’e kadar, artarak devam edeceği değerlendirilmektedir.

Temennimiz; 17 yıllık başbakanlığı döneminde, Filistin’de tarihi katliamlar yapan, civarındaki Müslüman ülkelere saldırarak topraklarını işgal eden ve bu katliamlar ile işgallerine halen devam eden Netenyahu’nun, yeniden seçilmesinin sağlanabileceği değerlendirilen bu senaryoya, ülkemiz yöneticilerinin katkıda bulunup, Netenyahu’nun değirmenine su taşımamasıdır!

ABD ve Avrupa’nın müttefikleri olan Türkiye ve İsrail’in doğrudan savaşmaları, Ortadoğu için bir kıyamet senaryosu olacaktır.

ABD ve Batı’nın Türkiye’ye her haliyle muhtaç olduğu günümüz dünyasında, bu kıyamet senaryosunun gerçekleşme ihtimalinin, çok zayıf olduğunu okuyucularımızın takdirlerine sunuyorum.

Onun içindir ki, koparılan yaygaranın İsrail seçimleri ile ilgili olduğu ve yakın zamanda Ortadoğu’da kıyametin kopmayacağı değerlendirilmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR