Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Yaşama Sevinci Kaybedilmemelidir

Yaşamak isteği ve gelecek ütopyası insanın hayata tutunmasını sağlayan en önemli iradi gücüdür.

Hayata tutkuyla bağlı olması gereken insan neden hayatına son vererek yaşamaktan vazgeçer. Onu yaşamdan koparan nedenler nelerdir? İradi bir varlık olan insan tarihi boyunca her zaman daha iyiye ulaşmak için çabalamıştır. Bunun için umut dolu olmuş, ışığa ulaşmak için devamlı ütopyalar oluşturmuştur. Bazen ışığa yakın olmuş bazen de ışık ondan uzaklaşmıştır.

Toplumsal bir varlık olan insan ancak çevresiyle, yakınlarıyla ve daha dar anlamda ailesiyle birlikte yaşama tutunmaya çalışmıştır. Ailesinin ve yakın çevresinin sorumluluğunu da üzerinde hissetmiştir.

Yoksulluk sınırında yaşayan insanların üzerine pandeminin getirdiği kısıtlamalar da eklenince insanların geçinebilme koşulları daha da geriye doğru çekildi. Çaresiz ve çözümsüz kalan insanların bazıları hayatlarına bir biçimde son verme yolunu seçiyor ve sorunlarının çözümüne bir katkısı olmayan bu tercih geride kalan yakınlarının omuzlarına ağır bir yük bırakıyor.   

Son dönemlerde gazete sayfalarına ya da görüntülü medyaya düşen intihar haberleri insanın içini burkuyor. Basına yansıyan birkaç başlıktan örnek verecek olursak;

Mersin Mut İlçesinde kokoreçlik yapan Murat Gümüş “Kaç gündür siftah etmeden dükkân kapatıyorum” diyerek;

İzmir’de 50 yaşındaki kahvehane işleten Erdal Şenözpak işyeri kirası ve banka borçlarını ödeyemediği ve ciddi sıkıntılar yaşadığı için;

Çorlu’da uzun süre işsiz kalan ve maddi zorluk yaşayan, cebindeki 12 lirayı eşine vererek evinin balkonundan kendini boşluğa bırakan;

Pandemide işsiz kalan ve evine ekmek götüremeyen 2 çocuk babası Erdem Topuz’un,

Diyarbakır Silvan’da 26 yaşındaki işsiz genç 14 kattan atlayarak intihar ettiği haberleri peş peşe sıralanmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre intiharlar ağırlıklı olarak savaş ve ekonomik kriz dönemlerinde artmaktadır. Bunun yanında intihara neden olanlar arasında hastalık, geçim zorluğu, aile içi sorunlar gösterilmektedir.

TÜİK verilerine göre 2002’de 2301,2003’de 2707, 2011’de 2677, 2012’de intihar edenlerin sayısı 3287 olarak gösteriliyor. Günde neredeyse 7-8 kişinin intihar etmesi ciddi bir toplumsal yaradır.

Bu konuda toplum bilimcilerin, üniversitelerin bu olayların üzerinde durarak araştırma yapması ve sorumluların gereken tedbirleri alması gerekmektedir.

Toplumda her insanın yaşamı değerlidir. Hiçbir neden yaşamdan vazgeçmeyi gerektirecek kadar önem arz etmez. Yaşama sevinci kaybedilmemelidir.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.