Yasemin Kürmancı

Yasemin Kürmancı

Gözleri Önce Bir Erkek Aradı

Gözleri Önce Bir Erkek Aradı

yasemin.jpeg

Bazı mesleklerin hâlâ kadınlara, bazılarının ise erkeklere ait olduğuna dair görünmez sınırlarımız var.

Sanayi de bunlardan biri.

Bir oto sanayi sitesine girdiğinizde ustaların, çalışanların, hatta müşterilerin büyük bölümünün erkek olduğunu görmeye alışığız. Bu yüzden tezgâhın başında bir kadınla karşılaşıldığında bazen ilk tepki şaşkınlık oluyor.

Amed Radyo’da “Yasemin’le Bugün” programında konuğum, Diyarbakır’da eşiyle birlikte araç kaplama ve modifiye işi yapan Necla Demir Yalçın’dı.

Necla Hanım’ın anlattıkları yalnızca otomobiller ve modifiye üzerine değildi. Bir kadının erkek egemen görülen bir sektörde kendisine nasıl yer açtığının da hikâyesiydi.

Önce Gözleri Bir Erkek Arıyor

Necla Hanım’a müşterilerin kendisini ilk gördüklerinde nasıl tepki verdiğini sorduğumda verdiği cevap aslında toplumdaki alışkanlığımızı çok güzel anlatıyordu:

“İlk başta bir şey söylemiyorlar. Gözleri bir erkek arıyor.”

Çünkü zihinlerimizde sanayi ile erkek o kadar yan yana duruyor ki karşımızda bir kadın gördüğümüzde şaşırıyoruz.

Oysa birkaç ziyaretin ardından aynı müşteriler bu kez, “Bir de Necla Hanım’ın fikrini alalım” demeye başlamış.

Bence değişim tam da burada başlıyor.

Bir insanın kendisini kabul ettirmesi için cinsiyetinden önce yaptığı işin konuşulmaya başlanmasıyla…

Necla Hanım da ilk başladığı günlerde daha çekingen olduğunu, fikirlerini söylemekte zorlandığını anlatıyor. Bugün ise müşterileri doğrudan onun fikrini soruyor.

İki yıl içerisinde değişen yalnızca onun deneyimi değil; çevresindeki insanların ona bakışı da olmuş.

Kadının Dokunduğu Yerde Başka Bir Bakış Var

Araç kaplama ve modifiye aslında yalnızca teknik bir iş değil.

İçinde tasarım var, renk var, detay var, hayal gücü var.

Bir müşterinin aracını nasıl görmek istediğini anlayıp bunu ortaya çıkarmak gerekiyor.

Necla Hanım da kadınların detaycı bakış açısının bu sektöre farklı şeyler katabileceğine inanıyor.

Ben de kadınların meslekler konusunda önlerine konulan görünmez sınırların artık ortadan kalkması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü mesele bir işi “kadın işi” ya da “erkek işi” olarak tanımlamak değil.

Mesele o işi iyi yapabilmek.

Otomobil Tutkusu Hız Tutkusu Değildir

Sohbetimizin önemli bir bölümünü de Diyarbakır’daki otomobil ve modifiye kültürüne ayırdık.

Çünkü otomobil tutkusu denildiğinde özellikle gençler arasında hız, yüksek ses ve trafikte dikkat çekme isteği de zaman zaman işin içine giriyor.

Oysa otomobil sevmek, trafikte başkasının hayatını tehlikeye atmak demek değil.

Necla Hanım’ın gençlere söylediği bir cümleyi özellikle önemli buldum:

“Sürat her şey değil. Gideceğiniz yere en fazla beş dakika erken gidersiniz.”

Gerçekten de bazen birkaç dakika için hem kendi hayatımızı hem de hiç tanımadığımız insanların hayatını tehlikeye atıyoruz.

Modifiye bir tutku olabilir.

Otomobil bir hobi olabilir.

Ama yol, yalnızca bize ait değil.

Bir Tutkudan Derneğe

Necla Demir Yalçın ve arkadaşlarının attığı önemli adımlardan biri de otomobil tutkunlarını bir çatı altında toplamak için dernek kurmaları.

Üstelik derneğe katılmak için modifiye edilmiş bir araca sahip olmak gerekmiyor.

Arabaları seven ve otomobil dünyasına ilgi duyan herkese kapıları açık.

Geçtiğimiz yıl düzenledikleri Tuning Fest’e çevre illerden, hatta İstanbul’dan araçların gelmesi de bu ilginin ne kadar büyük olduğunu göstermiş.

Şimdi ikinci festival için hazırlanıyorlar.

Ama benim dikkatimi çeken başka bir projeleri oldu: Gençlerin trafikte yarışmasının önüne geçebilmek amacıyla bir yarış pisti oluşturma düşüncesi.

Çünkü gençlere yalnızca “Yapmayın” demek her zaman yeterli değil.

Bazen tutkularını güvenli şekilde yaşayabilecekleri alanlar da yaratmak gerekiyor.

Sanayide Daha Fazla Kadın Görmeliyiz

Program boyunca Necla Hanım’ın hikâyesinde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri değişimiydi.

İlk zamanlarda fikir söylemeye çekinen bir kadın…

Bugün müşterilerin fikrine başvurduğu bir usta.

Aslında bu değişim bize bir şeyi daha gösteriyor.

Kadınların bazı sektörlerde az görünmesinin nedeni o işleri yapamayacak olmaları değil. Bazen yalnızca o kapıdan ilk kez girmenin zor olması.

Bir kadın sanayide olabilir.

Bir kadın modifiye ustası olabilir.

Bir kadın otomobil tasarlayabilir.

Ve bunu gördükçe başkalarının cesareti de artar.

Son Söz

Necla Demir Yalçın’la yaptığımız sohbetten benim aklımda iki şey kaldı.

Birincisi, mesleklerin cinsiyeti olmadığı.

İkincisi ise otomobil tutkusunun sorumluluktan ayrı düşünülemeyeceği.

Bir aracı istediğiniz renge boyayabilir, kaplayabilir, kişiselleştirebilirsiniz. Otomobilinizi sevebilir, festivallere katılabilir, bu tutkuyu hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilirsiniz.

Ama direksiyona geçtiğiniz anda başka insanların hayatına karşı da sorumlusunuz.

Ve belki sanayide bir kadını gördüğümüzde şaşırmayı bıraktığımız gün de başka bir eşiği aşmış olacağız.

Çünkü önemli olan direksiyonun, tezgâhın ya da alet çantasının başında kimin olduğu değil.

Önemli olan yaptığı işe emeğini, bilgisini ve cesaretini koyabilmesi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yasemin Kürmancı Arşivi
SON YAZILAR