Seçkin bir şiir hareketi: İkinci Yeni

Şiir tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan, ilk olarak Muzaffer İlhan Erdost tarafından

“İkinci Yeni Şiiri” olarak adlandırılan, bir birinden bihaber genç şairler, Birinci Yeni (Garip Hareketi) şiirinden sonra doğan şiir boşluğunu ziyadesiyle doldurmuş, etkisini ve kalıcılığını günümüze kadar sürdürmüştür...

Bir bildiriyle ya da süreli yayın organının etrafında toplanıp ortaya çıkmayan bu hareket, tamamen şiir akrabalığı, şiir dostluğu da denilebilecek bir şekilde birbirleriyle yakınlaşmışlardır. İkinci Yeni şairleri arasında muhafazakar kimliği ve dizeleriyle tanınan Sezai Karakoç bir söyleşide:

“Ben bu şiire (yeni gerçekçi şiiri) diyorum. Orhan Veli şiiri şiirimizde bir gerçekçi akımıydı. Bu akım da yeni gerçekçi akımıdır.” Demiştir.

Bu akımın başka önemli bir temsilcisi Edip Cansever ise şöyle der:

“İkinci Yeni şiiri, Garip Hareketine karşı tepki ve Batı şiirinin etkisinde gelişen şiirin kaynaklarını değiştirme hareketidir.”

İlk şiirlerinde Nazım Hikmet’in de etkisiyle toplumcu şiirler yazan, sonrasında yayımladığı şiirleriyle bu akımın bir diğer önemli şairi olan İlhan Berk de İkinci Yeni şiiri hakkında şöyle der:

“İkinci Yeni’yi Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat şiirine karşı şiir olarak görüyorum. Ama yalnız o şiire karşı değil, içinden geldiğim, beslendiğim toplumcu şiire de karşı bir şiir. İkinci Yeni’nin bunlara karşılığı bu şiirlerin tek dizeliğidir. Birinci Yeni şiiri şiirin ilkelerini çok daralttı, şiiri de tek yalı kıldı. Toplumcu şiir de tıkanmıştı, yeni olanaklarla ilgilenmiyordu. Dahası katıydı, işte İkinci Yeni bu tıkanıklığın önüne geçmek, daha geniş alanlara akmak için çıktı.”

Mehmet H.Doğan da İlhan Berk’in sözleriyle örtüşen noktalara değinir:

“Garip şiirinin oluşturduğu cılız durum, her durumun alelade bir dille şiire konu olması, bu durumun oluşturduğu basitlik İkinci Yeni şiirinin oluşmasına zemin hazırladı.”

İkinci Yeni şiirini incelerken, Türkiye’nin o dönemki siyasi ortamına da bakmak gerekir. Çok partili hayata geçiş ile birlikte Demokrat Parti iktidara gelmiştir. Demokrat Parti iktidara gelmeden önce özgürlükler vaat etse de iktidara geldikten sonra sanatçılara baskı uygulayan, kitaplara el koyan, şair-yazarları tutuklayan bir yönetim anlayışı sergilemiştir. Dönemin önemli şair yazarlarından İlhan Berk, Arif Damar, Metin Eloğlu, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet yazdıklarından dolayı gözaltına alınıp kitaplarına el konulmuştur.

Bu dönemde yaşanan soğuk savaşın da etkisi göz ardı edilmemelidir. Bu konuyla ilgili

Dönemin önemli şair ve yazarı Atilla İlhan şöyle der:

“İkinci Yeni anlamı gerekli görmez, rastlantsallıkla yetinir. Dahası sanatı toplumsal işlevinden çekip alır, getirip kelimeye dayandırır.”

Atilla İlhan’ın bu sözleri dönemin sosyal ve siyasi yapısının İkinci Yeni şiirinin yapısında bulunan soyutlama ve imgelemenin altında yatan nedenlerini açıklar vaziyettedir.

İkinci Yeni şiiri, şiir tarihimize koyu bir damga vurup varlığını ve kalıcılığını günümüze kadar sürdürse de hem Sol kesimden hem de Sağ kesimden büyük eleştirilere maruz kalmıştır. Bu hareketi en çok eleştirenlerin başında gelen Atilla İlhan,

“İkinci Yeni şiirini Menderes diktasının şiiri” olarak tanımlamıştır. Bunun nedenini de Soğuk Savaş diktasına karşı öncülük yaptığı toplumsal Gerçekliğinin ulusal bir mahiyet almasını önlemek için Menderes’in İkinci Yeni’yi besleyip büyüttüğünü ileri sürmüştür.

Bu hareketi eleştiren başka bir isim Madımak’ta katledilen Eleştirmen ve inceleme yazarı Asım Bezirci’dir. Bezirci, İkinci Yeni’yi:

“Folkloru şiire düşman bellemek, fakir ekseriyete değil, aydın azınlığa seslenmek, halkın hayatından ve şiirinden uzaklaşmak, şiirde konu ve hikâyeyi atmakla eleştirmiştir.”

Divan şiirine karşı ilgisiyle bilinen dönemin önemli şairlerinden Behçet Necatigil İkinci Yeni’yi eleştiren bir başka şairdir. Necatigil, İkinci Yeni’yi:

“Belli bir temaya sarılmayan, imgeler yığını, sağduyu, mantığı hiçe sayan, kesik, kopuk ve uyuşmaz parçalardan oluşan kaos.” Olarak nitelendirmiş ve bu nedenle İkinci Yeni’yi tenkit etmiştir.

Mehmet H. Doğan ise bu görüşlerin aksine İkinci Yeni’yi savunmuş ve şöyle demiştir:

“Şiir tarihimizde yaptıklarıyla, getirdikleriyle, götürdükleriyle, yerini çoktan almış olmasına karşın İkinci Yeni’nin bugün de eleştiriliyor olması, onun bir şiir hareketi olarak aşılamamış olduğunu göstermektedir.”

Olumlu olumsuz birçok kesim tarafından eleştirilen ve üzerindeki tartışmalar günümüze kadar süren İkinci Yeni şiiri, etkinliğini ve tesirini devam ettirmesi bakımından şiir tarihimizde seçkin bir şiirhareketidir. Bu hareketin özelliklerini daha yakından tanımak için:

Edip Cansever’in Yerçekimli Karanfil, Cemal Süreya’nınÜvercinka, İlhan Berk’in Galile Denizi, Turgut Uyar’ın Dünyanın En Güzel Arabistanı, Ülkü Tamer’in Soğuk Otların Altında, Ece Ayhan’ın Kınar Hanımın Denizleri ve Sezai Karakoç’un Körfez adlı kitaplarını okumak elzemdir...

Önceki ve Sonraki Yazılar