Selim Kaplan

Selim Kaplan

Nebbaşlara rahmet okutmasak mı?

Nebbaşlara rahmet okutmasak mı?

Yeni gömülen ölülerin mezarlarını gece vakti açıp, ölünün üzerinden çaldığı kefenleri, (nebbaşlık yaparak) kumaş pazarında satarak, geçimini sağlamaktadır.

Şehrin varlıklı ailelerinden birinin kızının vefat ettiğini duyduğunda, bu defadaki işten edineceği ipek kefenin kazandıracağı ganimetin hayaliyle, nebbaş gece yarısı aletlerini alıp mezarlığa gider. Fakat mezarı kazıp kefeni çözmeye başladığında, öldü sanılan kız, aslında tam olarak ölmemiş olacak ki, (Katalepsi - derin bir komadadır) mezardaki soğuk hava ve adamın dokunuşunun etkisiyle, yeniden dirilip gözlerini açar.

Yeniden dirilen kız panik ve korku içinde nebbaşın elini tutar ve "Sen kimsin, ben neredeyim?" deyip bağırır. Hayatında ilk kez mezarda canlanan bir ölüyle karşılaşan nebbaş, dehşet içinde kalır. Korkudan kalbi duracak gibi olur, dizlerinin bağı çözülür. Kulaklarındaki uğultu ve yaşadığı vicdani şok, nebbaşın ruhunda derin bir kırılma yaratır. Nebbaş, yaşadığı şokun etkisinden kurtulunca, kızı mezardan çıkarır, üstünü başını örtüp, onu sağ salim evine, ailesine ulaştırır.

Yaşadığı bu korkunç ve mucizevi olaydan sonra nebbaş, yaptığı tüm kötülüklerden, insanların acılarına saygısızlık etmekten, derin bir pişmanlık duymuştur. Şehrin en mübarek mekânı olan Ulu Cami’ye giderek, gözyaşları içinde bir daha nebbaşlık yapmayacağına dair tövbe edip, dürüst bir tüccar ve kendini hayır işlerine vakfetmiş bir şahıs olarak, yaşamına devam eder.

Belki de biraz gülümsenerek okunan bu dramatik hikâyedeki nebbaşlığın, tarihin sayfalarında kaldığı düşünülüyor olsa da, komşumuz İran halkının ölüleri ve canlılarının, nebbaşlığı aratan durumlar yaşıyor olmaları, insanlık adına utanılacak bir durum olsa gerek.

Uluslararası İran medyasında yer alan habere göre; İranlılar, ölülerine son vazifelerini yerine getirirken yüksek bedeller ödemek zorunda kalıyor ve hatta geçimlerini sağlamak için kendi mezarlarını satmak zorunda kalıyorlar.

Asgari ücretin 83 ABD doları olduğu İran’da, bir yakınını kaybeden şahıs, ölenle ilgili; Mezar yeri, mezarlık hizmetleri, geçici mezar taşı, cami hizmeti, çiçekler, ikramlar vb. giderler için en az bin dolara yakın, yani bir yıllık gelirinin tamamına yakın, bir bedel ödemek zorunda kalıyor.

Mütevazı bir ölüm için ifade edilen bu rakam; mezar yeri, Cesedin taşınması, yıkanması, kefenlemesi, defin işlemi, geçici mezar taşı, cami gideri, çiçekler, ikramlar gibi, son vedadaki geleneksel hizmetlerin kalitesine göre, daha yükseklere çıkabilmektedir.

Diğer bir husus, yakınlarına yapacakları son veda için, peşinen aldıkları mezar yerlerini, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla satmaları ile ilgilidir!

İran’da mezarlar üç katlı olabilmektedir. Annesi, babası ve farz edelim ki kendisi için üç katlı mezar almış bir İranlının, babası veya annesinin gömülü olduğu bir katın dışındaki boş katları ilan vererek veya açık arttırma ile satılığa çıkardığına ilişkin haberlerdir.

Genellikle ihtiyaçtan ya da borçlarını kapatmak için, ilanla satılan mezar yerleri ile ilgili ücretlerin, yerine göre bin 700 ABD dolarından 17 bin dolara (80 bin TL’den 800.000 TL’ye) kadar çıkabildiği ifade edilmektedir.

İran’daki protestolarda ölen veya herhangi bir suçtan dolayı idam edilmiş yakınlarını devletin ilgili kurumlarından almak için, İranlıların ödemek zorunda kaldıkları rüşvetler ile muhtelif giderlerin cenaze masraflarına dâhil olmadığını da ifade etmekte fayda vardır.

İranlıların, ölen yakınlarına son veda için maruz kaldıkları soygunculuğun, sadece kefen hırsızlığı yapan nebbaşlara rahmet okutacak kadar bedellere mal olmasının, insanlık onuruna ne kadar yakıştığını, okuyucularımızın takdirine sunuyorum.

Hani başat bir sözümüz vardır, “iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır” deyip, bizdeki son veda uygulamalarına bakmamanın haksızlık olacağı değerlendirilmektedir.

Bir yakınımızın vefatı halinde; evden veya hastaneden alınmasından itibaren, Cenazenin nakli, yıkanması, kefenlemesi, geçici mezar yeri, defin işlemi, geçici mezar taşı ve dini hizmetler Ülkemizin her yerinde tamamen ücretsiz veya ücretsize yakın bir bedelle yerine getirilmektedir. Dolayısıyla geçmişte, dedelerimiz ve ninelerimizin yaptığı gibi, yaşıyorken kefen parası biriktirmek zorunda değiliz!

Avrupa ülkelerinde de 6 ila 8 bin ABD doları bedelle yerine getirilen defin hizmetlerini, ücretsiz olarak yerine getiren belediyelerimizden, Allah razı olsun.

Amma ola ki mezar yeri geçici olmasın da, ölenin çocukları ve torunlarının da ziyaret edebileceği tarzda kalıcı olsun deyip, mezar yerinin mülkünü almak isterseniz, o zaman işler değişiyor!

Bir kısım şehirlerimizin merkez ilçelerinde, belediyelerin yaklaşık iki metrekarelik mezar yeri için belirlediği, 2026 yılı mezarlık yeri ücretleri, ortalama olarak; Şanlıurfa’da 20.000, Diyarbakır’da 22.000, İzmir’de 12.000 ila 40.000, Ankara’da 20.000 ila 75.000, İstanbul’da 11.000 ila 335.000, TL arasında değişmektedir.

Bu rakamlar itibari ile mezar yerlerimizin ücretleri, İran’daki emsallerinin yaklaşık olarak yarısına denk geliyor olsa da, kırk yıldan fazladır, savaşlar ve ambargolar altında yaşayan İran ile yüz yıldır İran benzeri sorunlar yaşamamış ülkemizdeki mezar yeri ücretlerinin değerlendirmesini, ilgililer ve okuyucularımızın takdirlerine sunuyorum.

Vatandaş olarak yetkililerden ricamız; adımız veya makamımız ne olursa olsun, günü geldiğinde, her birimizin ortak bir isimle, “meyyit ya da rahmetli” olarak ifade edilip, mezarlık makamında yer alacağımız zamanda, yaşayan yakınlarımızı mutsuz edip, nebbaşlara rahmet okutacak uygulamalara mecbur bırakmamalarıdır!

“…Şad değilsem bu günümde /Başka da olmayacaksa yarınım/ Ve unutulacaksam öbür gün/ Ne fark eder ki fazlası ömrün / Ha bu gün okunmuş Fatiha’m/ Ha yarın edilmiş duam / Ha öbür güne kalmış namazım.”( Ne fark eder ki - Selim Kaplan)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR