1. YAZARLAR

  2. Ramazan Özpamuk

  3. Para ve Tanrı
Ramazan Özpamuk

Ramazan Özpamuk

tigrishaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Para ve Tanrı

A+A-

Tanrısal güce karşı  borçlu ,suçlu ve günahkar bırakılan insan belleği modern çağda ,kapitalizmin sermayesine karşı borçlu ve mecbur bırakılan bir insan topluluğuna dünüştürülüyor.

Aradaki fark ,biri dinsel bir güçle, diğeri ise sermaye ve parasal güçle yapıyor sonuçta her ikisi de insanı sisteme bağımlı mecbur bir hale getiriyor

Her ikiside, bireyin özgürlüğünü elinden alıyor, biri ruhsal dünyasını köleleştiriyor diğeri de maddi olarak kendine bağımlı kılarak  köleleştiriyor, biri tanrısal iktidarıyla diğeri ise ,parasal iktidarıyla ,nihayetinde her ikisi de insanın özgürlüğünü elinden alıp bağımlı hale getirerek köleleştiriyor

Tanrı asla insanı günahlarından arındırmasını istemez,  bunun tersini düşünmek tanrının kurduğu iktidar gücüne aykırı olur, çünkü onun Varlık ve yaşam gücü insanı sürekli günahkar, suçlu bir duygu içinde ezik, yetersiz bırakmasıdır, onun insanlar üzerindeki kurduğu tahakküm gücünün uzun süreli varlığı, insanın sürekli ona gereksinim duymasıdır ,onsuz bir düşünce alanı bir davranış yapısı olmayışındandır

Ve ondandır ki

tanrılar ve bütün iktidarlar Özgür ,iradeli insanı sevmezler, onları kendi iktidarları açısından tehdit olarak gördükleri için, onları sürekli yok ederler ve onları en çok korkutan ve düşündüren bu tür insan tiplerdir ,bilinçlenmelerini öğrenmelerini hiç bir zaman istemezler

Çünkü

Tanrılar Ve iktidarlar cahil bilinçsiz mürit insanları severler, sorgulamayan eleştirmeyen her şeye rıza gösteren kendi halinden memnun köleler üzerinde yaşam bulurlar.

Kapitalizmin sermaye gücü ile tanrısal varlığın sistematik işleyişi ,özünde hep aynıdır her ikisi de toplumu ve insanları kendine bağımlı mecbur bir güce dönüştürerek üzerlerinde tahakküm kurmak istemesidir ,biri dünyevi bir duyguyla ,diğeri parasal bir güçle iktidarlarını kuruyor

Tanrının iktidar gücü tarihsel olarak Evrim geçirerek farklı bir şekle , farklı bir biçime dönüşerek şekil değiştirir tıpkı mitolojiler gibi  ,her sınıfsal  süreçte farklı bir ritüelere ,sembollere dönüşerek yeniden varlığını sürdürürler

Amaçları  ve hedefleri aynı , ancak biçim ve şekil değiştirirler ve mitolojiler kendi çağının ideolojileridirler fakat kendi ritüelleri ve sembolik  argümanlarıyla toplumu ve insanları egemenlik altına alırlar, çağ ve süreç nekadar değişirse değişsin sadece kullandıkları yöntem ve şekli değişir, özü hep aynı kalır

Kapitalizmin kullandığı semboller ve ritüeller, para  sermaye ve tüketim üçlemesi üzerine kurulmuş bir sistemdir. insanları toplumu sürekli tüketmek , harcamak için kışkırtıyor bombardımana tutuyor, harca ve tüket yoksa mutlu olamazsın senin kendini gerçekleştirme alanın tüketmekdir  tükettiğin oranda bana mecbur ve bana bağımlı olursun diyor ,faiz politikasıyla kendine bağımlı bir köleler topluluğu yaratarak tanrısal iktidarını maddi bir bir zirveye dünüştürüyor

Para sevilme,beğenilme arzusunu tatmin eder

Para güç ,kuvvet ve güven kazandırır

Tanrıya tapmakda, güç ve güven kazandırır

Mantığın ve bilincin değerlerini düşürerek kalbe ve yüreğe inançı doldurur

Korkuya dayalı bir tanrının formülünü insan ruhuna aşılar

Paranın varlığı ve yokluğuda, korku ve güven ikileminde bir yerlerde durar insanların davranış ve genetik kodlarına kadar işlenmiştir

Para sevilme arzusunu tatmin eder

İnsanı her zaman haklı ve güçlü kılar

Acıları, sıkıntıları dindirir

İstek ve arzuyu kamçılar

Tanrı manevi dünyayı tatmin eder

Tevrat ta para yerine kullanılan "kessef"

Kavramı tam 350 kez geçmesi paranın gücünü gösterir

En iyi  ve en kolay para kazanma yöntemi din tüccarlığıdır, din bezirganlıgıdır insanlara din satarak zenginliklerine,zenginlik katan insanların değişimi,dinin paraya dünüşme halidir.

Sonuçta her ikisi de insan üzerinde tahakkümünü kurmak ister ,insanın özgürlüğünü elinden alır hareket alanını eylemliğini ve insiyatif alanını kısıtlar

İster tanrısal olsun, ister kapitalizm olsun sisteme borçlu ve bağımlı  insan sisteme baş kaldıramaz

Her iki gücün tahakkümünden baskısından kurtulmak isteyen insan en ağır şekilde cezalandırılır, biri manevi olarak diğeri maddi olarak insanları Cendere içinde tutup mecbur bırakıyor

Tanrılar cehennemin karanlık alevleriyle  insanlar  üzerinde korku, endişe yaratarak, onları  bir arda tutuyor

Kapitalizmin ise işsiz,parasız ve imkan olanaklarını kaybedecegi korkusunu yaratarak insanlar üzerinde tahakkümün koruyor.

Nihayetinde her iki güçde, toplum ve insanları kendine bağımlı hale getirmek istiyor borçlu ve bağımlılık duygusu sistemin varlık gerekcesidir

   Suçlu, borçlu ve bağımlı olmanın yarattığı Duygu ,köleliğin izdüşümlerini  örer ve bunun içinde, manevi argumanlar kullanıyor, diğeri ise para ve sermaye gücünü kullanıyor her ikisinin amacı da, insanı kontrol altında tutup bağımlı bir duruma sokmaktır.

kapitalizmin ve tanrının sistematiği, işleyişi binlerce yıldır ,sadece biçim ve şekil değiştirmiştir özü ,amacı ve hedefi aynıdır ,insanı bağımlı ve mecbur bir duruma sokmak ve böylece sistemin kendisini  daha uzun süre yaşatmasını sağlayacaktır.

Tanrıya karşı sürekli kefaret borcunu ödemeyi düşünen  insan ,suçlu ve günahkar olduğunu düşünür Göbeklitepe'de bundan 12000 yıl önce ilk insanın dinsel mabedinin ortaya çıkış süreci de doğanın canlı varlıklarını  avlayan insanın suçluluk duygusuydu.

Kapitalist sistemin çarkı içinde banka kredi borçları içinde inim inleyen insanlık duygusu ,suçluluk duygusu taşır ve ömrünün en güzel yıllarını omuzlarına aldığı ağır borç ,faiz yüküyle yaşamaya mahkum bırakılır

Eskiden insanlar dinsel semboller, tütsüler, ritüel ayinlerle ruhlarını doyuyorlardı ancak şimdiki insanlar para, mal, mülk ve altın toplayarak kendini mutlu kılıyor, ruhasal manevi varlıklardan ruhsuz soğuk eşyalara evrilen insan, kendi tapım mabetlerini marketlerde tüketim ayine çevirerek huzur buluyor,markalı eşyalar ,telefon bağımlılığı aşırı tüketim çılgınlığı maddi gücün parasal tanrılarıdır

Ve para çağımızın en büyük tanrısıdır. Kendi tanrısal krallığını yaşamın her alanına hakim kılmıştır.

  Parasız insan, tanrısız insandır, gücü ve kuvveti elinden alınmış çaresiz bırakılmış insandır.

Çünkü para, tanrısal varlığa dünüdürülmüştür. Modern kapitalizmin simgeleri,rütüelleri para merkezli bir dünya üzerinde kendini İnşa etmiştir

Ramazan Özpamuk

 

Bu yazı toplam 4096 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.