Sahada olan sahada da kalır

Evet, hayatımıza giren ve halada hayatımızı kâbusa çeviren Koronavirüs illetinden önce Diyarbakır şehrinin takımları bizi deliye çeviriyordu, şimdi de Koronavirüs bu işi almış kendi üstüne.

Her insanın kendine göre yetenekleri vardır. Bu yetenekler kişide bir meslek olarak bile istenilse kalır. Ekmeğini bu yetenekleriyle çıkarırlar.

Yeşil sahalarda kendilerini göstermeleri gerekiyor ki taraftarlar da gönüllerine bağrına bassınlar. Nasıl ki bir RuudGullit, RobertoBaggio, ZlatanIbrahimovic, LionelMessi, SandroMazzola, Ronaldinho, ZinedineZidane, Cristiano Ronaldo, Pele, Diego Armando Maradona vb. oyuncular tarihte taraftarlarının gönlünü bırakın futbol dünyasında kendilerine iyi taraftarlar ve kendilerinden söz ettirmeyi bilmişlerdir. Neden Diyarbakır şehrinde oynayan futbolcularda böyle olmasın?

Futbolcuların da kendilerine göre yetenekleri vardır.Neden peki bunlar uygulanmıyor. Kendilerine güvenmiyorlar mı, yâda başka bir şey mi var bunu anlayamıyorum…

Kendilerine gelen her topu yakalamaları ve bununla birlikte rakiplerini sarsmaları gerekiyor. Her maçta ayrı bir oyun planının ortaya çıkarılması gerekiyor. Bunun tutturulması gerekiyor. Rakip senin oyun tarzını takip edememeli.

Rakipten önce golü bulmalısın ki oyunun dengesini sürekli elinde bulundurmalısın, savunmanın iyi kurulması gerekiyor. Her maçta mutlaka üç (3) puan almak için çıkılmalıdır, buna da inanılmalıdır ki sonuç alınmalıdır.Karşındaki rakibe sahada top kaptırmamalıdır. Rakibine de küçük yâda büyük gözle bakılmamalıdır. Her karşılaşmada mutlaka ideal on bir (11) olmalıdır, mutlaka ama mutlaka yaratılmalıdır… Her futbolcudan iyi bir verim alınması bilinmelidir. Her futbolcunu giydiği formanın hakkını vermesi gerekiyor. Rakip kalede sürekli olarak isabetli vuruşlargerçekleştirilmelidir. Atak üstüne ataklar gerçekleştirip rakibi “deli”ye çevirmelidir.

Sahada topun sizi değil, sizin topu yönetmeniz gerekiyor. Ama genelde karşılaşmalara baktığımızda tam tersi oluyor. Futbolda futbol aklı ile hareket etmek, rakip şaşırmalıdır, senin ne yapacağını tahmin bile edememelidir, afallamalıdır, şaşırmalıdır sürekli olarak.

Lig fikstüründe aşağılarda olmak bu şehre hiç mi hiç yakışmıyor. Bundan asla taviz verilmemelidir. Takımda bulunan her küçümsenmemelidir, futbolcular arasında asla ayrım yapılmamalıdır, hak edene formayı vermelisin, formayı giyen her kim olursa o giydiği formanın hakkını fazlasıyla vermelidir. Her futbolcuya moral, motivasyon uygulanmalıdır. Futbolcular arasında doğal rekabet oluşturulmalıdır ki, takım istenilen yere gelsin. Bunun içinde her futbolcunun “röntgeninin” çekilmesi gerekir. Bireysel oyun tarzının asla kabul görülmediği hafızalara işlenmelidir. Bir oyuncuyu sahada tanırsın, nasıl olduğunu, formayı hak ediyor mu, etmiyor mu, takıma faydası olacak mı vb. en iyi şekilde sahada ortaya çıkar. Futbolcu yeteneğini yönetebilmelidir, yöntemini yapabilmelidir sahada…

***

Her deprem gibi İzmir depremi de ardında acı hikâyeler bıraktı bunu sadece yaşayanlar bilir. İzmir’de yaşanan depremde hayatını kaybedenlereAllah’tan rahmet, geride kalan insanlarımızageçmiş olsun!

Zafer Tüzün

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.