Yolcu mu? Patates torbası mı?

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı sanırım Okulların açıldığından haberi yok. Neden mi;toplu taşımanın sabah okul saatlerinde ve akşam çıkış saatlerinde duraklarda hınca hınç bekleyip okula gitmeye çalışan çocukları görmüyor mu? Doğru nasıl görsün kendileri makam araçları ve korumalarla ile yolculuk yaparken bunun farkında olamazlar.

Okul güzergâhlarının bulunduğu yerlere sefer yapan otobüslere binmek isteyen öğrenciler duraklarda saatlerce beklemek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin hınca hınç dolu toplu taşımanın araç kapılarını iterek binmeye çalışıyorlar. Ya derse geç kalacaklar ya da…

Belediye otobüslerinin en azından okul gidiş ve geliş saatlerinde artırılması gerekmektedir. Garajda bekleyen araçların bu saatler de devreye sokulması çok mu zor acaba? Diyarbakır’da ulaşım sorunu yıllardır söz konusu olmaktadır.  Ama kimse de buna bir çözüm bulmuyor (yada bulmak istemiyorlar.)

Sosyal medya hesaplarından paylaşılan “dolu otobüs” fotoğraflarıyla tepkilerini dile getiren yurttaşların sesini duyumsamazlıktan geliniyor. Yaklaşık 1 ayı aşkın bir zamandır okulların açılmasının ardından yaşanan hareketlilik her geçen gün daha bir artmaktadır. Dünyada yaşanan Korona Virüs hastalığının yayılmasının sebeplerinden birisi olarak gösterilen karabalık ortamlardır. Ama Diyarbakır’da yetkililerin bunu görmek istememesinin nedeni bir türlü anlaşılmıyor.

Her gün, okula, işe, hastaneye otobüs ve minibüslerle ulaşmaya çalışan insanların balık istifi, patates torbası gibi yolculuk yaptığı görülmektedir(araçlarda kamera bile bunları görüyor, kayıt altına alıyor). Bunu olaya herkes, her gün şahit olmaktadır.  Pandemi nedeniyle bu tür yakınlaşmaların sakıncalı olduğu biliniyor. Yetkililerin bu konuda gerekli incelemeyi yapıp, iyileştirme peşine gitmesi gerekiyor. Ama nerede duyarlı yetkili kişiler.

Belediye Otobüs garajında boş duran otobüslerin kalabalık saatlerde ek servis yapması çok mu zor ya da sefer sayısını arttırılması? Artık bu haliyle toplu taşımada yolculuk tam bir işkence halini almış durumdadır. Belediye halkın sağlığını temel görevi olarak görmeli ve ona göre yaklaşmalıdır. Halkın sağlığı her şeyin üstünde gelmektedir.

Korona virüs salgınına karşı getirilen yolcu kısıtlamasına rağmen çalışan özel halk otobüsü ve belediye araçları ve minibüsler sosyal mesafe kuralı bir yana, araç içerisinde ayakta duracak yer bile olmaması pes dedirtiyor artık.Şayet belediyenin araç eksikliği, şoför sıkıntısı varsa bunu gidermek için yöntemler geliştirsin.

Toplu taşıma araçlarıyla varmak istedikleri yerlere giden vatandaşlar salgın sürecinde, normalden fazla yolcu taşıyan ve kurallara uymayan minibüs şoförlerine ve belediye yetkililerine isyan ediyorlar. Kimisi işine, kimisi okuluna, kimisi hastaneye giderken toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda olan vatandaşlar,toplu taşımadaki araç sayısındaki yetersizliğe dikkat çekiyorlar. Vatandaşlar artık korkudan çift maske taktığı görülmektedir.

Toplu taşıma araçlarına zorunluluktan dolayı binmek zorun olanların gitmek istedikleri yere varmak için başka şansı yok. Maalesef herkesin özel arabası yok, makam aracı yok.  Para kazanmak için çalışmak ve işe gitmek durumunda. Öğrenciler okula gitmek, geleceğimizin nesillerinin yetişmesi için. Bizlerin önünde ölümcül bir hastalık var halkın nasıl yolculuk ettiğini sanırım yetkililer ya görmüyor, ya da görmek istemiyor. Sayın yetkililer bir sabah erkenden okul veya iş saatlerinde (makam araçlarınızı ve korumalarınızı bırakın) sade bir vatandaş gibi toplu taşıma araçlarını kullanın vatandaşın neler yaşadığını kendiniz gözlerinizle görün.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.