Squıd Game dizisine bakış

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz  Güney Kore menşeili squıd game dizisi 7 den 70 e birçok insanın dilinde , Squıd game dizisi gerek senaryosu gerek kurgusal teknikleriyle klasik kapitalist dizi sektörünün dışına çıkarak izleyiciye başka bir okuma yaptırmakta.Dizi irdeliğinde neoliberal sistemden , adalet eşitsizliğine kapital toplum düzenine değin birçok sosyopsikolojik analize değinmektedir.Biz de bu yazımızda diziyi farklı yan başlıklarla inecelemeye çalışacağız .

Sosyal Darwinizm açısından Squıd Game ; 

 Sosyal  Darwinizm, Charles Darwin'in toplumbilim alanındaki fikirleri ve evrim teorisi gibi düşüncelerinin sosyolojik alandaki etkilerinden bahsedilirken kullanılan bir terimdir. Sosyal Darwinizm, Darwin'in kuramının genişletilerek sosyal alanda uygulanmasıdır. Yani, bireysel organizmalar arasındaki rekabetin çevreye en uygun olanın idame etmesi yoluyla biyolojik evrimsel değişikliğe neden olması gibi; bireyler, gruplar veya uluslar arasındaki rekabetin de insan topluluklarında sosyal evrime neden olduğu kuramıdır.Örneğin, faşizm nasyonal sosyalizm, insan ilişkilerinde sosyal darwinist bir bakış açısı ile çalıştırılır.Bu sistemde amaç üstün bireyleri desteklemek ve zayıf bireyleri sistem dışına taşımaktır. Ekonomik uygulama açısından ise, komünist ve liberal çevrelerce başarılı işadamlarının çıkarlarını savunup ve onları teşvik ederken işçi sınıfının sendika ve diğer kuruluşlarını yok etme şeklinde yorumlanmıştır. Squid game dizisinde sosyal darwinizimin can alıcı noktası olan üstün bireyleri destekleyip zayıf bireyleri sistemin dışına taşıma durumu dizinin ana fikri olarak görülebilir Zira oyunun hikayesi aslında hayattın ta kendisini ifade etmektedir. Geleneksel yahut modern yaşamın sosyolojisindeki en büyük paradoks olan birbirine muhtaç olma ama aynı zamanda da birbirini yok etme dürtüsü taşıyan insan gerçekliğini son derece reel yaşatmaktadır. 

İyinin iyiyle mücadelesi 

Dizinin 6. bölümünde beklenmeyen bir oyun seçimi gerçekleşir kişilerden  ikişerli gruplanmaları istenir. Oyuncular eşlerini seçerler ve beklemedikleri bir durumla karşılanır. Oyuncular diğer gruplarla yarışacaklarını düşünürken her ikili grup kendi içinde yarışacaktır.Oyunun ilk dakikalarında gruplarda büyük bir şok yaşanır. Bu şoku atlattıktan sonra yaşam ve ölüm iç güdüsü içine sıkışan oyuncular stratejiler geliştirmeye başlıyorlar. Bu oyuna değin bir grup halinde yarışan oyuncular primernarsistik evresinde yaşamsal dürtülerin  kucağına düşmüştür. Biri diğeri için iyi olan,  artık onu yok edecek bir güç haline dönüşmüştür. Bu noktada insanın yetersizlik formasyonu devreye girerek yaşamda kalmak İçin   ötekini yok et dürtüsü tüm egoyu ele geçirmiştir. Her oyuncu enerjisini libidinal alana aktarmış doğaya yani -özüne-dönmüştür.

Oyun- ödül - ceza üçlemesi 

Bilindiği üzere insan yaşamının en uzun evresi çocukluk evresidir bu evrede oynanan oyunlar çocukların ilerdeki yaşamlarına  yönelik birer uyum süreçleridir.çocukluk evresinde oyun becerisi kazanmış çocukların soyut , analiz, eleştirel  yaratıcı düşünme biçimlerinin geliştiği aşikardır İnsanların herhangi bir aktiviteyi yapmasını ve sürdürmesini sağlamak için teşvik etmek, ilgi çekmek ve motive etmek gerekiyor. Bu durum “oyun” içinde geçerlidir. Squit dizisindeki oyun metaforunda da görülen hayatta kalmak için “kazan”durumu ödül-ceza ilişkisinin yaşam-ölüm ikilemesene göndermedir. Zira ölümün farkında olan tek canlı insandır. Bu biliş bireysel değil ekosistem içindeki tüm paydaşlarının bilgisindedir. İnsan ya ölümsüzlüğü bulmak ya da muktedir olduğu paydada kendi ölümsüzlüğünü tanrısal güçle yaşamak arzusundadır. 

Kapitalist sistem ve sosyal adaletsizlik 

Gerek neoliberal sistemde gerekse kapital düzende , ezen ezilen ,köle efendi yapılarının olması sözü edilen sistemleri ayakta tutmaktadır. Dizide kapitalist sistem eleştirisine geçmeden önce Güney Kore ülkesinin son 40 yıldaki gelişimine bakmakta fayda var. Kore ülkesi 80 lerin başlarında. Türkiye ile hemen hemen benzer ekonomik duruma sahipti. Ülkede sosyal adaletsizlik ve milli gelir dünya ortalamasının epey altındaydı. Son 40 yılda müthiş bir ivme yakalayarak dünya ekonomileri arasındaki yerini aldı. Tabiki bu hızlı büyüme sosyal adaletsizlik toplumda ekonomik sınıflar arasında daha  ciddi dengesizliğin oluşmasına neden oldu.Kore ülkesi diğer kapitalist ülke düzenleri gibi kendi. Ezen ezilen sınıfını yarattı. İşte squid game dizisi bu oluşuma dikkatlerimizi çekmektedir. Peki dizi dünyanın dört bir yanından neden bu kadar konuşuldu ? İster Afrika ülkesi olsun ister Asya yahut Avrupa ülkesi olsun kapitalist sistem bezer sömürü düzenini yaratıyor. Etnisitesi , dili rengi farklı olsun ezilen sınıfların hissi benzerdir. Bı durum diziye olan ilginin belirgin şekilde artmasına sebeb olmuştur.Dizide bir avuç zenginin kişisel zevk ve ihtirasları uğruna insan yaşımını meta olarak görmesi,  adeta at yarışı izler gibi ölümleri izlemesi sistemin geldiği hali gözler önüne sermektedir 

 

Dizinin eleştirel boyutu; 

 

Dizi her ne kadar sosyal yaşamdaki adaletsizlik, ekonomik sınıf eleştirisi yapsa da bir nevi bu tip yapımlar biriken insan öfkesini dindirmektedir. İnsan kameranın dışında durarak izlediği dizide hem ezen hem de ezilen yapılarla eş duyumsal  empati sürecine girmektedir.bu empati süreci insanın ezilen sınıf içindeki benzerliğini yaşanmasına imkan sağladığı gibi idealize ettiği yaşamda  ezen sınıfla da modellenme ilişki içine girerek rahatlama süreci yaşamaktadır. 

 

“Çok bilgili , çok hızlıyız ama bizim düşünmeye ve durmaya ihtiyacımız var.”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.